Ben de Oradaydım

Birçok farklı sahnenin birçok farklı rolü vardır. Bir sahnede sadece baş rol yoktur, başka roller de olur. Kimileri o sahnelerde ihtiyaç gözetir ve durumdan vazife çıkararak rol kapar. Kaptıkları rollerin de içini doldurur. Sorumluluk alıp ihtiyaç giderdikçe, omuz verdikçe; özel bir konumu ve naz hakkı olur.. Bunlar, zor zaman fotoğraflarında güzel bir poz veren diğergamlardır.
Bazen bir yakınının çocuğunun bakımına destek verendir. Bazen, hastanede yatan birinin yanında refakatçi kalandır. Bazen, evini taşıyan birine yardım edendir. Bazen ekonomisi bozulanla imkânını paylaşandır. Bazen işsiz kaldığını duyduğu birini dualarına katandır. Zor zaman avcısı gibidirler ama bu, iyi günlerde yoklar demek değildir.
Hayır, onlar iyi günlerde de oradadır. İlk okula başlayan torununa harçlık veren dededir. Tıp fakültesi kazanan arkadaşının kızına steteskop hediye eden abidir. Düğünü olan birinin işlerini kolaylaştıran gelindir. Yeni doğum yapmış deneyimsiz anneye destek veren yengedir. Bayram günü yaşlı ve yalnız komşusuna evlat olup gözetendir.
Bu insanlar, en güzel anıları biriktirenlerdir. Yemeklerini yalnız yemeyi değil de kalabalık sofralarda paylaşmayı severler.. Birçok fotoğrafta onlar da o sahnenin başrolündekilerle birlikte gülümsemiştirler..
Onlar, zor zamanların da mutlu anların da desenleridirler. Zaman iyilikten yanadır ve o günler anılırken, yüz güldürmüş olanlar da yâd edilirler. O kadar çok fotoğrafta hayrıyla çıkmıştırlar ki sevgiyle, saygıyla anılırlar ve tekrar tekrar isimleri dualara katılır, özlenirler.
Bir de zıddı var tabii ki.. Hani halden anlamayan, bir iş olduğunda kaçan, sorumluluk almayanlar.. Önceliklendirmelerde en başa hep kendini yerleştirenler.. Destek istendiğinde yüz çeviren ve eğer kaçamamışsa karşı tarafı bin pişman eden, başa kakan kişiler.. Anılarda göz yaşı olmuş, zamanla etrafından uzaklaşılmış ve beklentilerde vaz geçilmiş kimseler..
İşte gelecek, bu iki tip insan için aynı gelmez..
Diğergâmların anıldığı yerde, yüz çevirenlerin adı geçmez, geçse de iyi denmez. Oysa onlar aynı saygıyı, sevgiyi, özlemi, takdiri almak isterler. O zamanlardaki bir iyiliklerini bulup delil gösterebilmek için zihinlerini deşerler. İncir çekirdeği kadar bir iyilik için.. Çok zoruna giderek yaptığı küçücük bir katkıyı bulduğunda çocuk gibi sevinirler. Ne de olsa, artık bir delile erişmiştirler. Hemen iştahla anlatırlar ve aslında “ben de oradaydım” demeye çalışırlar.. “Ben de oradaydım, ben de iyiydim, iyilikler yaptım, ben de saygı duyulası, sevilesi, alkışlanasıyım..”
Acı olan şudur ki zaman geçmiştir ve artık istese de yapabileceği bir katkıya ihtiyaç kalmamıştır. Acı olan; o iştahla anlatırken, dinleyen hatıra sahiplerinin yüzündeki kekremsi tebessümdür. Acı olan; bir imdat gibi alkış beklemesidir. Halbuki beklentisiz yapılan iyilik çok kalitelidir. “Ben de oradaydım” diye çırpınan insanın beklentisi ise ne çirkindir. Gelecekte bir gün, “ben de oradaydım” diye ispat derdine düşmemek için ve en güzel anıların parçası olabilmek için bugün ne yaptığın önemlidir.
Gelecekteki senden bugünkü sene bir mesaj var bu yüzden: “Bugün çevrene faydanı yay ki yarına hayrın yansıyabilsin.. Yaptıklarını başa kakma, başa kakacağını yapma ki yarın yüzlere bakılabilsin. Bugün ihtiyaç gidermede yarışçı ol, kitabını güzel yaz ki yarın sevinçle okunabilsin. Bugün neredeysen gerçekten orada ol ki; yarın iyiler ve iyilikler anılırken ben de oradaydım derdine düşülmesin..”
Yorumlar (2)
Öyle olmadığı halde “Ben de oradaydım, ben de iyilerdendim” diyenler; tarihi de yeni nesle değiştirerek aktarıyor. Kendilerini ak gösteren yeni bir tarih.. Aile tarihini değiştirerek anlatıyor. Şirket tarihini değiştiriyor.. Demek tarih böyle böyle değiştiriliyor..
Zor zamanların da iyi zamanların da desenleri olabilmek… iyilik için yarışanlardan olmak ne kadar kıymetli.
